Eğitim, Röportajlar, Üniversite, Yemek Tarifleri

Ankara Üniversitesi Aşçılık

Ankara Üniversitesi Aşçılık

Bir aşçının sahip olması gereken kişilik özelliklerini, 7 maddede sıralayan Sema Nur SÖZEN, bölümü hakkında sadece okuduğu üniversite olan Ankara Üniversitesi Aşçılık bölümünü değil; bölümünün bulunduğu daha bir çok üniversite hakkındaki bilgileri de roportajver.com’a anlattı. Yemek yapmayı seviyor, Sema Nur SÖZEN’in de dediği gibi kendinizi dayanıklı buluyor ve aşçılık okumayı planlıyorsanız; röportajımızı okumalısınız.

1-) Merhabalar, hoş geldin. Adını ve soyadını alabilir miyim?

            Hoş buldum. Sema Nur Sözen

2-) Hangi üniversitede okuyorsun ve bölümün nedir?

             Ankara Üniversitesi Aşçılık Bölümü’nde okuyordum. Daha yeni mezun oldum.

3-) Ankara Üniversitesi Aşçılık bölümünü ilk senende mi kazandın?

            Maalesef, sınavı ilk senemde kazanamadım. Evde 2 sene daha hazırlandım. Toplamda 3 kez sınava girdim. Bunu yapma sebebim istediğim bir bölümü kazanabilmek için biraz çabalamak istedim.  Yani herhangi bir bölüme gitmek istemedim. Aslında istediğim bölüm gastronomiydi. Ama olmayınca aşçılığa geçip oradan yürümek istedim. 

4-) Evde kendi imkânlarınla mı hazırlandın?

Evet, yani dershaneye gitmedim. Herhangi bir şekilde özel eğitim de almadım. Youtube üzerinden videolar izleyerek, konu anlatımlı kitaplar ile kendimi hazırladım.

5-) Hayalindeki bölümümü seçtin yoksa seni etkileyen dış etmenler var mıydı?

            Ben lisedeyken okulda benim bir rehberlik hocam vardı. Özellikle son senede bölüm seçme ile alakalı yanına çok gittim. Bana sürekli A planın varsa B planın da olsun, sadece bir bölüme odaklanma falan diyordu. O yüzden benim kendi hayalimdeki bölüm gastronomiydi. İlk sınava girdiğim sene ilk 10 sıralamada onu yazmıştım. Ardından sosyal hizmetlerle alakalı bölümleri, edebiyatı ve tarihi yazdım. Tabi onları istemeyerek yazdım. Hocaların etkisiyle yazdığım bölümlerdi. O bölümler gelseydi herhalde üzülürdüm. Şansıma çıkmadı ama istediğim bölüm de çıkmadı o biraz üzdü ilk başta.

Sonra pes etmedim. Ben bu bölümü kazanacağım, istiyorum dedim. Gastronomi olmadı bu durum beni biraz üzdü. Çünkü istediğim asıl bölüm oydu açıkçası. Kendimi en fazla orada geliştirebilirdim. Ama aşçılık da bunun bir alanıydı ve ben de en azından buraya gidersem buradan bir şekilde yürüme fırsatı bulabileceğimi düşündüm. O yüzden istediğim bölümü okudum, çok da mutluyum.

6-) Ankara Üniversitesi Aşçılık Bölümünün iş imkânları neler? Üniversiteyi bitirdikten sonra ne hedefliyorsun ve bölümün hedeflerine ulaşmanda katkı sağlıyor mu?

            Aşçılık veya gastronomi her ikisinde de elinizde bir diploma varsa her türlü iş bulabilirsiniz. Önü baya açık olan bir meslektir. Son zamanlarda biraz popüler olduğu için her önüne gelen yazma eğiliminde maalesef. Ama aşçılık aslında o kadar da kolay bir bölüm değil. Seversen katlanabilirsin. Çalışma anlamında girebileceğin birçok yer var. Özel sektörde çalışabilirsiniz. Kamuda KPSS aracılığıyla atanarak çalışabilirsiniz ya da ben işin mutfak kısmında bulunmak istemiyorum diyorsanız; yemek fotoğrafçılığı, yemek yazarlığı yapabilirsiniz. Yani bu tarz farklı alanlarda da çalışabilirsiniz.

Gastronomi okuyanlar bu konu da biraz daha şanslı olabilirler. Çünkü gastronomi biraz daha bu konunun bilim kısmıyla ilgileniyor. Yemeğin, mutfağın sanat kısmıyla ilgileniyor. Bu sebeple onların iş imkânı daha fazla diyebilirim. Ama tabii ki de aşçılık okuyanlar da işsiz kalmazlar. Eğer bu işin peşinden koştururlarsa. Ben tamam mezun oldum, herkes bana iş teklifinde bulunsun gibi bir şey de yok tabii ki de; birazcık çabalamaları, koşturmaları gerekiyor. Bu meslek maalesef ayağını kaydırabilecek durumların olduğu bir alandır. Çünkü insanlar burada birbirine rakip halindeler.

İlerde nerde olmak istediğimle ilgili ise; aslında bu soruyu ben kendime çok sordum. Mutfakta olmaktan zevk alıyorum. Özellikle özel sektörde çalışmayı. Çünkü profesyonel mutfakta çalışmakla evdeki mutfakta çalışmanın çok farkı var. Hani evdeki mutfakta çalışan herkes bu mesleği yazıyor, sonra profesyonel alana girdiği zaman çok zorlanıyor. Çünkü gece hayatı veya sosyal hayat diye bir şey yok; özellikle ilk başlardaysan. Eğer ki bir süre sonra yavaş yavaş yükselmeye başlayıp sous şef olmuşsundur, baş aşçı olmuşsundur; o zaman belki biraz sosyal hayatın olabilir. Ama benim gibi yeni bir mezunsan ve yarın izin gününse toplantın olabilir banket olabilir ve iznin iptal olur, çalışacaksın. Buna gerçekten katlanabilir miyim mesela.

Düğün, nişan, bayram hiçbir şey göremeyeceksin. Bunları göz önüne alarak yazmaları gerekiyor, bu bölümü isteyen arkadaşlarım. Dediğim gibi severek yaparlarsa böyle şeylere katlanabilirler. Ben şuanda birdenbire yükselme isteğinde değilim açıkçası. Çünkü henüz çok toyum. Öğrenmem ve keşfetmem gereken bir sürü şey var. Şuan henüz çalışmıyorum ama bir gün çalışmaya başlarsam, en alt seviyeden başlayıp kendimi eğiterek en iyi seviye getirmeye çalışırım. Yapmak istiyorum da bunu.

7-) Çok güzel umarım istediğin hedeflere ulaşırsın. Seçmiş olduğun bölüm birçok üniversitede mevcutken neden Ankara Üniversitesi Aşçılık bölümünü tercih ettin?

            Benim ilk senem de değim gibi olmadı. Ama aslında ilk senemde aşçılık yazsam tutuyordu. Bir sürü aşçılık olan okul ve bölümü var. Ama ben 2 sene boyunca gastronomi diye ısrar ettim. Üçüncü senemde gastronomi tutuyordu, okulu kazandığım senemdi. Ama haklı olarak okullar sınırda olan bir puandansa çok daha iyilerini seçmek istediler. Ankara Üniversitesi’ne baktığımda okul hem yaşadığım şehirde olması sebebiyle annemgilin yanına gidip gelmesi daha kolay olur diyerek onu yazdım. Zaten yazdığım da yeni açılmıştı.

Ben Ankara Üniversitesi Aşçılık Bölümü’nün ilk öğrencilerindenim. O yüzden biraz kazanmam kolay oldu diyebilirim. Çünkü ben yazdığım zaman Ankara Üniversitesi Aşçılık bölümünün herhangi bir puan sistemi yoktu ve çok şükür önüme hiçbir engel çıkmadan ilk mezunu oldum. Ama arkadaşlara tavsiye edebileceğim bir okul var. Diğer okulları bilemem ama ellerinden geliyorsa Ankara Hacı Bayramı Veli Üniversitesi’nin bu alanda çok iyi olduğunu düşünüyorum. Özellikle gastronomi eğitimi konusunda okumak isteyenlere tavsiye ederim. 

8- ) Okula ulaşımın nasıldı, yurtta mı yoksa ailenin yanında mı kaldın?

            Benim okula ulaşımım çok kolaydı çünkü okulun tam karşısında kalıyordum. Benim okuduğum bölüm Beypazarı’nda. Beypazarı’nda özel ya da devlet yurdu maalesef yoktu. Daha doğrusu varmış ama benim kazandığım sene yıkıldı. Onun dışında tutmak isterseniz apartlar ve evler var. Ben apartta kalmak istemedim. Çünkü ev ile hemen hemen aynı şartlar altındaydı. Sadece orası biraz daha düzenli çünkü giriş-çıkış saatleri oluyor veya fatura gibi işlerle direk onlar ilgileniyor. Ben kendim eve çıkmak istedim ve oturduğum ev de şansıma okulumun hemen karşısındaydı.

O yüzden okula giderken herhangi bir zorluk çekmedim.  Sadece ailemi ziyaret edeceğim zamanlarda Ankara merkezden Beypazarı’na otobüsle git-gel yaptım. Onun dışında bir sıkıntı yaşamadım. Ama ilerde Beypazarı’nda okuyacak olanlar için fiyatların fahiş olduğunu söyleyebilirim. Ama ben mezun olurken yurt yapımına başlamışlardı. Şanslılar, belki bundan yararlanabilirler.

9-) Umarım yararlanabilirler. Bunlar dışında Ankara Üniversitesi Aşçılık bölümünde yeterli eğitim ya da seminer var mı?

            Daha önce de dediğim gibi bizim okulumuzda bölüm yeni açılmıştı.  Ben ilk öğrencilerindenim. Aslında mutfak açılalı 7 sene falan olmuş ama bölüm daha yeni açılmıştı. Teknik bir sürü eksiklik vardı. Mesela mutfağımızın doğalgazı yoktu biz 3 ay falan mutfağa giremedik. Ardından önlük alma problemimiz oldu. Önlükler bir türlü gelmedi. İkinci dönemin başında falan geldi. Biz mutfağa anca 2. dönemin başında yavaştan geçebildik. Okulun mutfağında da malzeme açısından çok fazla eksiklik vardı. İkinci sene onlar tamamlandı. Yani malzemeler eşyalar biraz daha tamamlandı ama bu sefer de 2. dönem maalesef bizim şansımıza korona da çıkınca alabileceğimiz verimli eğitimi de alamadık. Yani bizim böyle bir aksaklığımız oldu.

Hocalarımızın da ilk öğrencileriyiz. Yani onların da bazıları akademik olarak ilk kez hocalık yapıyormuş. Bu durumun da azizliğine uğramış olduk, diyebilirim. O bölümün ilk öğrencileri olarak deneme tahtası gibi olmuştuk. O yüzden kendi zamanım için konuşacak olursam çok verimli bir eğitim aldım mı? Tabii ki öğrendiğim şeyler oldu. Ama okulun tamamlayamadığı eksik yanlarım da çok fazla var. Belki bundan sonraki süreçte o okulda okuyacak olan arkadaşlar kendilerine daha fazla bir şeyler katabilir.

Seminer konusunda ise evet ara sıra yapılıyordu. Mesela mutfakta iş sağlığı ile alakalı. Ayrıca özel olarak bir hoca getirtiliyordu, biz o hocadan her hafta yemek eğitimi alıyorduk. Kendi çabaları doğrultusunda belli çalışmalar yapılıyordu. Ama herhangi bir festival tarzı etkinlik beklemesinler. Biz 2 senelik okul hayatımızda sadece bir kere öyle bir festivale gittik. Ona da hocamız aracılığı ile Ankara Hacı Bayramı Veli Üniversitesi’ne gastronomi festivaline gitmiştik. O da hocamızın okuduğu okul olduğu içindi. Bu yüzden kimse çok büyük fırsatlar beklemesin. Bu tür büyük beklentileri olanlar ise Beypazarı gibi küçük yerleri değil, gastronomi bölümü olan daha büyük yerleri tercih etmeliler. Çünkü onlar daha aktif. 

10-) Okulunda sence sosyal olarak yeterince proje/kulüp faaliyetleri var mı?

            Yani bence yoktu. Çok fazla olduğunu söyleyemem. Sadece dil konusunda biraz desteklemeye çalıştılar. Çince kulübü açıldı. Temelden başlayarak İngilizce dersleri verildi.  Ama onun dışında kulüp tarzı faaliyetler yoktu. 

11-) Okumuş olduğun bölümün ya da okulun zorlukları var mı?

            İlla ki oluyor. İlk olarak maddi açıdan çok zorluyor, bunu söyleyebilirim. Çünkü okul sadece belli malzemeleri karşılayabiliyor. Onun dışında özel malzemeleri kendiniz cebinizden vermek zorundasınız. Daha önce de dediğim gibi ev mutfağında yemek pişiren okulda ya da özel sektörde profesyonel olarak iş yapmayı çok kolay zannediyor. Maalesef orası ev ile aynı değil. Evde aldığınız zevki orada alamayabilirsiniz. Çünkü orası daha yıpratıcı bir yer sonuçta. Açıkçası ben okulda yemekleri yaparken, yeni bir şeyler öğrenirken eğleniyordum. Zaten hocalarımın çoğundan da çok memnunum. Onlarla herhangi bir sıkıntım olmadı. Ama dediğim gibi insanlar bu alan popüler ve parası çok diye tercih etmeye kalkışmasınlar. Zaten hocalarımın da dedikleri bu. Staj dönemindeyken bırakıp ben bu bölümü okumayacağım diyen çok fazla insan oluyor.

12-) Okulunun yurtdışı imkânlarıyla ilgili bilgiye sahip misin, bildiğin birkaç şeyi benimle paylaşabilir misin?

            Bizim bölümle ilgili henüz bir çalışma yapılmamıştı. Sadece başka bir bölümden arkadaşları yarışmaya sokup Romanya’ya göndermişlerdi. Onun dışında ERASMUS, Fullbright gibi programlar tabii ki bizim okulda da geçerli.  Ben düşünmediğim için seminerlerine gitmedim.  Aslında her sene bu programlarla ilgili seminer yapıyorlar. Bana da katılan arkadaşlar birkaç şey anlattılar. Yabancı dil bilme, İngilizce sınavına girmek ve bu sınavda %50 başarılı olmak, ortalamanın da belli bir seviyede olması gerektiği gibi şartları var.

Yani yurtdışında eğitim almak isteyen arkadaşlar mümkün olduğunca akademik başarılarını üst seviyede tutmaya çalışsınlar. Benim okulum biraz daha kolay okunabilen bir yerdi. Normal gastronomi okuyan bir öğrenci belki çok zor yükseltebilir başarı seviyesini ama benim okulumda öyle bir zorluk yoktu. Birçok arkadaşım 3,00 ortalama ve üzerinde mezun oldu, diyebilirim.

13-) Okulun, bölümün bittiğinde sana staj ya da çalışma imkânı sunuyor mu yoksa okul bittiğinde kendi imkânlarınla mı yapman gerekiyor?

            Stajı ben kendim buldum. Aynı şekilde diğer arkadaşlarım da kendileri buldu. Sadece 1-2 arkadaşımıza okuldaki danışman öğretmenimiz ayarladı. Hocamızın staj ayarladığı kişilerden bir tanesi stajı yapamayacağım, bölümü bırakacağım diye problem yarattı. O yüzden kendisi hocamızın da artık bu şekilde staj yeri ayarlama işine gireceğini sanmıyorum. Ayrıca kendi de yapmayacağını söyledi. Bu sebeple herkes yani en azından bizim bölümde okuyanlar kendileri staj yeri buluyorlar. Bunlar dışında iş imkânı konusunda ise eğer normal bir şekilde mezun olsaydım; evet belki bir şeyler yapabilirlerdi. Ama mezuniyetimiz korona zamanına denk geldiği için bu tarz çalışmalardan biraz uzak kaldık. Bazı şeyler eksik kaldı.  

14-) Bir aşçı olmak için hangi kişisel özelliklere sahip olmak gerekir?

            Öncelikle dayanıklı olsunlar. Dediğim gibi zor bir bölüm. Onun dışında düzenli ve dakik olmak zorundalar ve kendilerini mutlaka bu konuda geliştirmek zorundalar. At gözlüğü takıp ben bunu biliyorum, bunu yapacağım dememeliler. Çünkü mutfak yeniliğe, keşfetmeye çok açık bir alan. Yeni yeni şeyler keşfedebiliyorsun. Bir baharat bir yemeğin tadını çok fazla değiştirebiliyor. Bu yemeğe bu baharat katılmaz demeyecekler; katacaklar, deneyecekler, olup olmadığına öyle karar verecekler. İş arkadaşlarıyla ortak çalışabilecek güce sahip olmak zorundalar. Çünkü bu bölüm iş birliği gerektiren bir alan. Mutfak, kendi köşeme çekileyim, çalışayım denecek bir yer değil. 

Biraz saygılı olsunlar. Çünkü özellikle son dönemde sektöre giren genç insanlar, yaşıtlarım; ustalarına karşı maalesef biraz saygısız olabiliyorlar. O benden daha iyi biliyor tavrından ziyade ben ondan daha iyi biliyorum havasına bürünebiliyorlar. Öğrenmeye açık olsunlar. Ustalarına karşı saygılı olsunlar.  Bilgiyi hemen kapsınlar ki; kimse bilgiyi gelip ağızlarına vermez. Çünkü armut piş ağzıma düş olayı yok. Ellerinden geldiğince öğrenmek için çabalamak için koştursunlar.

15-) Aşçılık ve Gastronomi arasındaki fark nedir?

            Aşçılık daha basit. Aslında aşçılık ve gastronominin dersleri aynı. Gastronominin ilk 2 senesi aşçılık ile aynı. Gastronomi son 2 senesinde yavaş yavaş kendi bölümünü, farkını açığa çıkarıyor. Gastronomi biraz daha bilimsel çalışıyor. Dediğim gibi mutfak sanatına, bilimine çok önem veren bir bölüm. Aşçılıkta sadece yemek yapmayı öğreniyorsunuz. Ama gastronomide çok daha farklı alanları keşfedebiliyorsunuz. Mutfağın içerisinde daha farklı ve bilimsel çalışılan alanlar var. Ölçerek, biçerek, kimyager gibi çalışarak yapılan ürünler var. Onları gastronomi mezunları yapabilir. Bizim okulda maalesef bu şekilde çalışmalar yok. Bunlar öğretilmiyor. Yemekle alakalı bilimsel çalışmalar bulunmuyor. Tabi bunların eğitimini teorik olarak alacaklar. Ama hiçbir zaman ellerine ölçü aletleri verilip de bakın şu yemeği şundan bu kadar kattık, bundan bu kadar kattık, bu böyle oldu denmeyecek.

Gastronomi dediğim gibi biraz daha geniş bir alan. İş bulması da daha kolay. Önü daha açık olan bir bölüm. O yüzden mutlaka yapabiliyorlarsa ilk tercihleri gastronomi bölümü olsun. Ondan sonra benim gibi son aşamaya gelip de artık yapamıyorlarsa aşçılıktan girsinler. Zaten DGS ile bir şekilde gastronomiye geçmeye başarırlar diye düşünüyorum.

16-) Sırf adı duyulmuş diye tercih etmeyeceğin iyi bir üniversite mi yoksa hayal ettiğin bölüme yerleşmek için sıradan bir üniversiteyi tercih etmek mi? Neden böyle düşünüyorsun?

            Ankara Üniversitesi çok bilindik bir yer. Adı çok duyulmuş, çok popüler bir üniversite. Hatta Türkiye’de ilk 5 sıralamada diye biliyorum. Ama gördüğünüz üzere bölüm yeni açıldığı için çok fazla eksik yanımız var. Tam olarak eğitimimizi alabilmiş değiliz. O yüzden bana göre adı duyulmuş diye gitmesinler. Sıradan bir yere gitsinler. Ben şuan adı duyulmuş ya da sıradan diye ayırmak istemiyorum; sonuçta hepsi de bir şekilde eğitim veriyor. Ama benim önerim şu; mümkün olduğunca araştırsınlar. Kadrolarında hangi öğretmenler var,  ne kadar başarılı eğitim vermişler? Artık internet âlemindeyiz. Sosyal medyadan her türlü bilgiye ulaşabiliyorlar. Gerekirse okulun öğrencilerini bulup mesaj atsınlar. Hocanızdan, bölümünüzden, okulun yaptığı etkinliklerden memnun musunuz, diye. Bunları araştırarak gitsinler. Çünkü ben çok farklı heveslerle okuluma gitmiştim.

Ben kazanmadan önce Gazi Üniversitesi Gastronomi Bölümü’nü takip ediyordum ve sürekli etkinlik yapıyorlardı. Restoranlara gidip farklı mutfakları tadıyorlardı. Ben böyle örnekleri görerek güzel hislerle gittim. Ama burayı kazanınca hevesim kursağımda kaldı diyebilirim. Hatta sadece benim değil arkadaşlarımın da aynı şekildeydi. O yüzden dediğim gibi biraz araştırsınlar. Direk adı duyulmuş da diyemem, sıradan da diyemem. Benim okulumun adı duyulduğu halde bölümümün eğitimi iyi değil. Mesela Ankara Hacı Bayramı Veli Üniversitesi benim gördüğüm kadarıyla çok daha iyi bir konumda.  Zaten özellikle Ankara’da okumak isteyenler bu bölümü yazmak isterlerse Ankara Hacı Bayramı Veli Üniversitesi’ni yazabilirler. Ama dediğim gibi araştırsınlar.

17-) Ankara Üniversitesi Aşçılık bölümünü tercih yapacak öğrencilere birkaç tavsiye verebilir misin?

            Okulumu ve bölümümü tercih edecek arkadaşlara şöyle bir öneride bulunayım; bazı hocalarımızı uzun yıllardır o okulda eğitim veren hocalar. Bu sebeple onlar artık bu konuda profesyoneller. Ama asıl mutfak eğitimini veren hocalarımız daha yeni yeni akademik eğitim vermeye başlayan hocalarımız. O yüzden eksiklikleri, hataları olabiliyor. Eğer benim okuluma gelecek olan arkadaşlar varsa onlara şans versinler. Çünkü onlar da inanın ellerinden geldiğince çabalıyorlar.

Bizi geliştirmek adına çabalıyorlar. Aslında hocalarımızdan ziyade biraz okulun başında bulunanların eksikliği var. Ama bunlar dışında bölüme gelecekler de çok fazla şaşalı bir okul hayatı da beklemesinler. Beypazarı’nda zaten sosyal hayat imkânları kısıtlı. En fazla gidebilecekleri bir kafeden diğer bir kafe.  O yüzden hareketli bir üniversite hayatı beklemesinler. Ama bölümümü tercih edenler eğleneceklerdir. Hele ki çok güzel bir okula giderlerse bölüm, baya eğlenebilecekleri bir yer.

Aktif bir okula gidebilirlerse çok iyi olur. Çünkü seminerler yapıyorlar. Yarışmalara katılıyorlar ve bunlar gibi bir sürü örnekler de var. Bunları araştırırlarsa daha da iyi görürler. Kazananlar için de dediğim gibi yapabilecek insanlar yazmaya çalışsın.  Çünkü birçok insan bu sektörü bırakıyor. Yazık günah. Böyle bir durumla karşılaşmak insanı üzüyor. Özellikle kadın olanlar, yani kendi hemcinslerime söylüyorum bunu; sektörde kadınlara değer vermeyen, bu sektör kadınlara göre değil diyen insanların sayısı çok fazla, maalesef.

Bazıları bunları aşmış, kadınların bu sektörde yer almasını söyleyenler insanlar da var ama birçok kadın arkadaşım geldiklerinde staj zamanı da göreceklerdir;  sen burada ne arıyorsun, bu meslek çok zor, kadınlara göre değil diyen bir sürü insan olacak. Mümkün olduğunca bunlara dayanmaya çalışsınlar, görmezden, duymazdan gelsinler. Eğer çabalarlarsa istedikleri yere ulaşacaklardır.

DİLAN: Vaktini bizim için ayırdığın için teşekkür ederiz.

SEMA: Rica ederim.

Ankara Üniversitesi Aşçılık Ankara Üniversitesi Aşçılık Ankara Üniversitesi Aşçılık Ankara Üniversitesi Aşçılık Ankara Üniversitesi Aşçılık Ankara Üniversitesi Aşçılık Ankara Üniversitesi Aşçılık Ankara Üniversitesi Aşçılık Ankara Üniversitesi Aşçılık

YAZIYI PAYLAŞ

4 thoughts on “Ankara Üniversitesi Aşçılık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir