Avukat Berk ARSLAN

Boşanma davası ve icra hukuku alanında çalışan Avukat Berk ARSLAN, avukatlık mesleğinin ayrıntılarını yeni ofisinde roportajver.com’a anlattı.

Merhabalar, hoş geldiniz. Ben roportajver.com yazarlarından Alican UZUN. Bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

1-) Röportajımıza başlayacak olursak; öncelikle sizi kişisel olarak tanımak istiyoruz. Hukuk Fakültesi öncesi yaşamınızdan bahsedebilir misiniz?

Tabii ki ben aslında Hukuk Fakültesi öncesinde çokça şehir gezdim. Babam TSK emeklisi, askerdi. Okul hayatı derseniz 7 8 farklı okulda öğrenim gördüm, fazla kalıcı arkadaşlarım olmadı. Tabii en sonunda bende bu durumun farkına varınca liseyi başka bir şehirde yatılı okuyacağım dedim ve Niğde Fen Lisesi’nde dört yıl boyunca okudum. Güzel dostluklarımız oldu orada. Aslında sayısaldan eşit ağırlığa geçip Hukuk Fakültesi’ni düşündüm. Güzel bir dört yıl bıraktım geride. Gördüğümüz şehirleri de sayarsak İzmir, Muğla, Mersin devamında en son Ankara’ya geldik, ben Ankara’dan Niğde’ye gittim. Bu tarz farklı şehirlerde gördüm, farklı yaşamlarda gördüm. Cidden o zamandan o kültür farklılığına şahit oldum.

ALİCAN: Gerçekten farklı şehirler gezerek yani farklı kültürler tanıyarak baya dolu dolu bir hayat geçirmişsiniz Hukuk Fakültesi hayatınızdan önce.

2-) Hangi hukuk fakültesinde okudunuz ve fakültedeki ilgileriniz ilgi alanlarınız, gündemleriniz nelerdi? Etkilendiğiniz hocalar varsa bunlar kimlerdi?

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, 2018 mezunuyum ayrıca. Fakülte de etkilendiğiniz hocalar demeyelim de tam olarak hani her hocamız kalifiyeli ve cidden çok saygı duyduğum insanlar ama özellikle bir hocamız vardı Vedat Buz. Cidden yanına kitap bile almazdı gelirdi kitap gibi konuşurdu. Sadece bir soğuk suyu olurdu yanında duraksamaya yer vermeden sakin sakin tüm Borçlar Hukuku, Medeni Hukuku çok güzel bir şekilde anlatırdı.

İlgili olduğum alanlara geçersek de; bu hocadan kaynaklı tabii, başlarda bir Medeni Hukuk’a karşı bir ilgimiz oldu. Zaten akabinde avukatlık sürecimizde de bu alana yöneldim ister istemez. Medeni Hukuk haricinde de Vergi Hukuku’na çokça bir ilgim oldu ve bu konuda tabii stajdayken çok ilgilendim Vergi Hukuku ile ama şu an için açıkçası pek ilgilenmiyorum öyle diyeyim size.

3-) Hukuk fakültesini bitirdikten sonraki sürecinizde planlarınız neler oldu? Stajı kimin yanında yaptınız? Staj döneminizi nasıl değerlendirdiniz ve yapmak ya da öğrenmek isteyip de yapamadıklarınız hiç oldu mu?

Şimdi Hukuk Fakültesi sonrasında staja çok hızlı başladım. Ben aslında Hukuk Fakültesi öğrenimim devam ederken de başladım birkaç farklı büroda çalıştım şu an ismini hatırlamıyorum. Hukuk Fakültesi sonrasında tabii planlarımız farklı gelişti ister istemez. İnsan stajını yaparken her meslektaşımız stajını yaparken belli bir alanda uzmanlaşmak için geliyor veya atıyorum bir stajyer geldiğinde ilk başta bir ceza avukatının yanında çalışayım diyor neden ceza avukatı olmak istiyor. Ancak maalesef mesleğimizin de bazı durumları var ister istemez staj yapacak yer ararken her şey karşınıza çıkabiliyor. Ceza yapacağım diye girdiğiniz büroda iş hukuku ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Ama ben bu durumlara öğrencilik döneminden hazırlıklıydım.

Öğrencilik dönemim de benim çalıştığım üç dört farklı büro vardı. Özellikle o icra alanında çalıştım devamında girdiğim başka büro vardı şimdi ismini hatırlamıyorum meslektaşımızın ama iş hukuku alanında gayet uzmandı. Orada o dosyalara şahit oldum akabinde staj başladıktan sonra iş bulmakta kolaylaştı bizim için. Çünkü değerli meslek büyüklerimiz meslektaşlarımız direkt şuna bakıyor; tecrübesi var mı, bu işi yapabilir mi, yapamaz mı veya öğretmek için yanaşıyor yani ikisi arasında gidip geliyor. Öğreteceğim diyorsa hiç tecrübesiz arıyor ve kendisinin yanında devam etmesini istiyor ya da bazı bürolarda hali hazırda bilen birini istiyor.

Ben bilen biri olduğum için çok rahattım açıkçası ve birkaç tane büroda çalıştım, çalışma fırsatı buldum. Kırbaç Hukuk Bürosu vardı Avukat Yasin Bircan Gediz’in yanında çalıştım ayrıca orada da tabii Av. Yasin Bircan Gediz’in bendeki yeri ayrıdır. Orada bayağı bir çalıştım ve benim avukatlık yaşantımı da etkileyen seçimlere neden olan bir büro, farklı alanlarda karşılaşmamı sağlayan. Mesleğin başında her stajyer gibi biraz icrada koşturduk. Benim de planım o yöndeydi açıkçası ben icra avukatı olmak istiyordum zaten direkt gireyim icra yapayım, icra iflas konularına yöneleyim diyordum.

Tabii avukatlık sadece bundan ibaret de değil diğer alanları da bilmek gerekiyor. Staj başladı 3-4 ay sonra ben bunun farkına vardım. 3-4 ay sonrasında farklı büroya geçmek istedim ve bu alanda dilekçe yazabileceğim farklı alanlarda; atıyorum orada Ceza Hukuku vardı, Kamu İhlali Hukuku vardı, Vergi Hukuku vardı bu tarz farklı alanlarda ilgilendiğim alanlar vardı ve bu alanlarda kendimi geliştirdim sonrasında zaten staj bitti ve avukat olduk.

ALİCAN: Teşekkürler cevabınız için gerçekten staj döneminizle ilgili verimli bir dönem geçirmişsiniz bunun da size faydalarının çok olacağı aşikârdır.

4-) Staj ile ilgili bir sorum daha olacak. Bu sorumuzun hali hazırda Hukuk Fakültesi okuyan arkadaşlarımıza da olumlu katkıları olacağını düşünüyoruz. Sizce üniversite okurken de staj yapılmalı mı? Siz yaptınız mı yapmadıysanız yapmak ister miydiniz?

Ben üniversite okurken staj yaptım en azından kısmi dönem. Şunun farkına varmak gerekiyor; bazı arkadaşlarımda yapıyordu benimle beraber ama onlar dönem içerisinde de yapıyordu ve dönem içerisinde yaptıkları için bazen ders çalışma konusunda problemler yaşıyordu. Çünkü avukatlık bir pratik iştir yani hukukun pratik kısmıdır, teorik kısmını bize okulda verirler. O teorik kısmını sınavlarda uygulamaya ve başarı olmaya yönelik kısmında problem yaşadı bu arkadaşlar. Ben yaz stajı şeklinde yaptım bunun önüne geçmek için. Kendimi normal hukuk dönemi içerisinde yani ders dönemi içerisinde derslere verdim. Yaz stajını da çeşitli hukuk bürolarında yaptım cidden faydası da oluyor bu konuda çünkü bilen biri olarak başlıyorsunuz. Bu konuda da çok iyi bürolarda çalışma fırsatı yakalıyorsunuz tabii ki.

5-) Avukatlığa başlarken ilk beklentileriniz nelerdi? Neden hâkimlik, savcılık ya da hukukla ilgili başka bir iş değil de avukatlığı seçtiniz? Mesleği öğrenme sürecinde en çok kimlerden, hangi avukatlardan etkilendiniz, halen kimleri takip ediyor ve örnek alıyorsunuz?

Açıkçası benim avukat olmamdaki sebep, birazda samimi cevap vermek gerekirse; avukatlık esnaflık işidir. Avukat olmasaydım herhalde esnaf olurdum. Benim biraz daha buna yönelik bir yönelimim var. Hâkimlik, savcılık biraz daha ciddi bir iş ve aynı zamanda da sürekli tayin işi var, istediğiniz yerde yaşayamıyorsunuz. Ben bu hayatı tercih etmek istemedim, açıkçası bu yüzden avukatlığı tercih ettim hem biraz serbestliğim olsun bu tayin meselesini istediğim yerde yaşama konusunda aynı zamanda dediğim gibi benim kafa esnaf gibi çalışıyor esnaflık açısından avukatlığı düşündüm ama avukatlığın tabii bazı faydaları var.

Mesleği öğrenme sürecinde de hangi avukatlardan etkilendiniz derseniz de açıkçası böyle bir isim yok kafamda ama tabii yanında çalıştığımız meslek büyüklerimizin dilekçelerinden ila ki etkileniyoruz. Onların yazma stilinden tutun yani çalıştığı alanlardan etkileniyorsunuz en kötü. Onların yanında çalıştığınız için onların çalıştığı alanı öğreniyorsunuz. İster istemez de onlardan etkilenmiş oluyorsunuz farkında olmasanız bile. Bunun haricinde de benim pek bir etkilendiğim bir avukat yok o konuda özel olarak.

6-) Avukatlığı hangi nedenlerle seçtiğinizi çok güzel açıkladınız. O zaman kendi ofisinde çalışan bir avukat olarak yazımızı okuyacak olan değerli hukukçu arkadaşlarımıza bir avukatlık ofisinde çalışmak ile kendi ofisini açmak arasında ne gibi farklılıklar var, bu farklardan biraz bahsedebilir misiniz? Ofis açmanın zorlukları nelerdir?

Ofis açmanın zorlukları açıkçası mesleğe başlarken yeni bir avukat maddi boyutunda ciddi zorluklar çekiyor. Çünkü ofis açmanın her şeyi masraf açıkçası öğlen yediğiniz bir çorba bile gözünüze batmaya başlıyor mesleğin ilk başarında çünkü belki ayda bir görüşme yapabiliyor yeni başlayan bir avukat. Başka birinin yanında çalışan, avukatlık ofisinde çalışan meslektaşlarımız bu konuda tabii herhangi bir tereddüttü yok bu onların birazda avantajı çünkü sabit bir geliri var.

Duruma göre bazıları ciddi maaş alır şu an tam olarak maaşlarını bilmiyorum ama biraz daha kafası rahat oluyor avukatlık ofisinde çalışan meslektaşımızın. Şöyle bir meseleyi de söylemek gerekiyor; avukatlık ofisinde çalışanlarda aslında bizim kadar sorumlu dosyalarından ama bizim sorumluluğumuz daha farklı. Örneğin bir avukat olsun ve yanında çalışan ben olayım; ben bir dosya da hata yaptım, olabilir insanlık hali ama ister istemez meslekten doğan bir sorumluluğumuz var. O sorumluluğu ister istemez biz de sorumlu olsak da müvekkil bazında biz sorumlu değiliz asıl patron avukat sorumlu oluyor.

Ama kendi ofisimizde bu sorumluluğu ister istemez biz tek başımıza yüklenmiş oluyoruz üstümüze çünkü sürekli muhatap olduğumuz kişiler bize yükleniyor ve ayrıca şöyle bir problem çok fazla yaşıyor ister istemez kendi ofisini açan meslektaşlarımız; gecenin on ikisinde bile müvekkil arayabiliyor. Telefonunuz özellikle kendi ofisini açmak isteyen meslektaşlarımız için diyorum iki telefon kullansınlar mümkünse.

Biri ofis içi kalsın, biri ofis dışında kendi özel hayatıyla alakalı telefonu olsun bu konuda problem yaşamaz açıkçası. Çünkü gecenin on ikisinde bazen uyuyor oluyorsunuz, ister istemez insanın özel hayatı yani bir yemekte olabiliyorsunuz, akşam eğlenmeye çıkmış olabiliyorsunuz o sırada müvekkil arıyor ve telefonu açmadığınız zaman ısrarla arıyor, devamlı arıyor. Bunlar tabii kendi ofisinde çalışan avukatın dezavantajı ama avantaj olarak şöyle bir şey var; onları da söylemek gerekiyor, kendi ofisinizde rahatsız.

İstediğiniz türden dava alıyorsunuz, başta tabii meslektaşlarımızın dava seçme lüksü olmuyor açıkçası. Tabii her şeyin uzmanı olamazsınız ama genelde meslektaşlarımız davaları almaya başlıyor ve sadece o alandan dava gelmeye başlıyor ve alan değişikliği oluyor. Devamında o alan ihtisaslaşıyor ve o alandan devam ediyor kendi ofisini açan meslektaşlarımız. Aklında mesela İcra Avukat olmak yok ben Ceza Avukatı olacağım diye başlıyor ama sonra bir bakıyor çek senet geliyor bundan dolayı da o alanda devam ediyor.

7-) Hukukta ihtisaslaşma nedir? Türkiye’deki ihtisaslaşma durumundan biraz bahseder misiniz?

İhtisaslaşma hukukta şudur benim gözümde; siz bir alanda hiçbir zaman uzman olamazsınız tam manasıyla onun eğitimini tam olarak almadan. Özellikle genç meslektaşlarımız açısından söylüyorum ben de öyle keza hiçbir anlamda tam olarak ihtisaslaşmış sayılmam. Çünkü okumam gereken 1000 tane kitap vardır, göz gezdirmem gereken dünya kadar Yargıtay kararı vardır; bunların hepsini ben bu genç yaşımda normal şartlarda zaten yapmış olamam ama şu an için ihtisaslaşma nedir derseniz; iki tane yolu vardır.

Benim gözümde ya ihtisaslaşmak istediğiniz alanda bir yüksek lisans yaparsınız buradan devam edersiniz ve sonuna kadar da eğitimini alırsınız bu alanda artık bir ihtisasınız olur, öğrenmiş olursunuz ya da avukat olarak başlarsınız mesleğe ya da hâkim, savcı olarak hiç fark etmez belli bir alanda davaları gördükçe o alana ilginiz artar ve bu alanda araştırmalara koyulursunuz ve o alanda ihtisasınız olur ama hiç kimse okuldan gördüğü ile çıktığı gibi bir davada ihtisaslaşmıyor yani bu konuda ihtisaslaşmak Türkiye’de böyle algılanmaması gerekiyor böyle de algılandığını zannetmiyorum zaten. Dediğim gibi ihtisaslaşmak benim gözümle 2 türlü biri okulda olan, biri avukatlık mesleğinde görülen davaların aynı türde ve sıklaşmasına bağlı olarak geliştirilen ihtisaslaşma.

8- ) Sizin özellikle üzerinde çalıştığınız, ihtisaslaştığınız alan ya da alanlar var mıdır? Varsa neden bu alanlara yöneldiniz?

İhtisaslaşmak istediğim alanlar var diyelim hani yeni yeni açıkçası bende meslekte yeniyim, 2 yıldır mesleğin içerisindeyim. Lakin fazla belli bir alanda fazla gelen davalar var mesela, ister istemez bu konularda bilgimiz oluştu. Bilgimiz oluşması tam ihtisaslaştım anlamına hiçbir zaman gelemez çünkü cidden meslek büyüklerimize, meslek büyüklerimizi geçtim bu işi yıllarını veren profesörler olsun, doktorlar olsun, doçentler olsun hiç fark etmez akademik olarak çalışan insanları büyük haksızlık olur. Ben uzmanıyım diyemem o alanların ama tabii bu zamana kadar sıkıntı yaşamadığımız ve düzenli olarak takip ettiğim alanlar oldu.

Üç alan var bu konuda; Aile Hukuku, Ceza Hukuku, İcra ve İflas Hukuku alanında birtakım ihtisaslaşmaya yakın olduğum alanlar olarak görüyorum. Öyle de olunca tabii icra iflas biraz şeyden kaynaklı benim staj döneminde İcra İflas Hukuku üzerine çok fazla çalışmam oldu. Aile ve Ceza Hukuku ile avukatlıkla tanıştım. Avukatlıkta bu alanda sıkça dosya gelmesiyle beraber birtakım fikirlerim oluştu ister istemez ve de şu ana kadar bir sıkıntı yaşamadık Allah utandırmaz inşallah ve bu şekil devam eder. Yani ihtisaslaşmaya yakın görüyorum kendimi bu alanlarda.

ALİ: Amin, inşallah istediğiniz gibi devam eder.

9-) İcra Hukuku’nda ihtisaslaşmaya yakın olduğunuzdan bahsettiniz roportajver.com olarak bize ulaşan hukukçu arkadaşlarımızın da anlattıkları ve sorduğu sorulara göre merak ettiğimiz bir konu var. Sizce icra hukuku staj ve avukatlık mesleği süresince yorucu ve sıkıcı olarak görülen bir hukuk dalı mıdır? Sizin icra hukuku alanına verdiğiniz önem nedir?

Şimdi bu büyük şehirlerin sıkıntısı aslında. Siz burada bir icrada, icra dosyanıza bir talep gönderdiğinizde bunun takibini adliyeye kadar gidip yapmanız gerekiyor. Küçük şehirlerde böyle bir problem yok. Özellikle küçük şehirlerde staj yapacak meslektaşlarımız bunun yorucu ve sıkıcı olduğunu düşünerek icra bürolarının tercih etmemezlik yapmasınlar. Çünkü İcra İflas Hukuku da bir derya ve çoğu meslektaşımız da staj döneminde bu tarz düşünceleri varsa ister istemez kendilerini geliştirmiş olmadığından dolayı o alanda, aslında meslekte kendisine çok basit biri alanla beraber kendine farklılık katmış oluyor.

Aslında İcra İflas yani temel derslerden biri ama bu alanda bile farklılık katmış olabiliyor kendisine. İcra İflas evet yorucu İcra Hukuku yorucu ve tekdüzen sıkıcı diyemem ama tek düzen. Yaptığınız işlemler sabit ama her dosyanın bu işlemler her dosyada farklılaşabiliyor, farklı sebepler ortaya çıkabiliyor sonuçta İcra İflas Hukuku 400 maddeden oluşan bir kanun yani bir derya ister istemez.

Akabinde İcra İflas Hukuku’nun şöyle bir sıkıntısı var dediğiniz gibi evet bizim maalesef stajyerler ister istemez icra müdürleri ile icra müdürlüklerinde çok fazla çalışıyorlar ve yorucu. Mesela Ankara Adliyesi dikey, dikey adliye olması otomatik olarak sizin gününüz ve adliyelerde ayrı onunda bir dezavantajı var, sizi çok yoruyor 12 kat çıkmak zorunda kalabiliyorsunuz ve geri iniyorsunuz ve bazen tekrar 12 katı çıkmanız gerekiyor böyle problemler oluyor.

Yorucu ve sıkıcı olması şeyden kaynaklanmıyor hiçbir zaman İcra İflas Hukuku’nda kaynaklanmıyor dış faktörlerden, çevresel faktörden kaynaklanan bir durum, adliyeden kaynaklanan durum bazen icra müdürlüklerinden ve büyükşehir olmasından kaynaklanan bir problem. Özellikle de İcra İflası bundan dolayı düşünmeyen meslektaşlarımız hata yapar çünkü o da bir hukuk dalıdır ve her dosyanın sonu icradır. Maddi tazminat dava açarsınız icra, boşanma davası açarsınız vekâlet ücretini icraya koyarsınız bunların takibini öğrenmekte mükellefiz aslında bunun içinde öğrenmemiz gerekiyor. En azından stajın 1, 2 ayını İcra İflasla haşır neşir olarak geçirmemiz gerekiyor.

10-) Umarım bu anlattıklarını hukukçu arkadaşlarımıza açıklayıcı olmuştur. Çünkü gerçekten güzel bir açıklama yaptınız. İcra Hukuku’nun ne olduğuyla ve nasıl ilgilenilmesi gerektiğiyle alakalı ama onun dışında ayrıca siz boşanma davaları ile ilgilendiğinize de söylediniz. Bu kadar ayrılma olaylarından sonra hukukçu arkadaşlarımıza hem psikolojik hem de mesleki anlamda kendilerini geliştirebilmeleri için verebileceğiniz tavsiyeleriniz nelerdir?

Mesleki anlamda benim ilgilendiğim alanı meslek belirledi aslında. Mesleğe atılmamla beraber bu alanda ister istemez öğrenmeye başladım ve öğrendiğimi düşünüyorum açıkçası. Şimdi genç meslektaşlarımız içinde illaki böyle olacaktır. Bu bazen birinin yanında çalışan meslektaşlarımız için çalıştığı kişinin davaları belirleyici olur bazen de kendi ofisini açan meslektaşlarımız için de ona gelen davalar belirleyici olur. Tabii bu ayrılma olaylarından sonra tabii psikolojik durumunu illaki oluyor. Bu konudan dolayı çekinceli olup bu davaları almayan olabilir.

Bunu da anlayışla karşılamak gerekiyor aslında ben bunu kaldıramam diyenler yapamayabilir bu Aile Hukuku kısmını. Hukukun Aile Hukuku kısmını en azından boşanma kısmının yapamayabilir çünkü müvekkiliniz sizi gece 11’de arar 12’de de arar merak ettiği her an arar. Duruşmanız var ısrarlarla arar yani hiç fark etmez. Duruşmadayım dersiniz yazarsınız yine arar bunları kaldırmak ve bu şekilde emek sarf etmek boyutu var ama dediğim gibi İcra İflas Hukuku olursunuz, arada bir daha tahsilat olmadı veya tahsilatı yapacağız, hacze gideceğiz gibi bilgilendirmelerle dosyanızın son durumunu arada bir bilgilendirmelerle birlikte müvekkiliniz aktardığımız da böyle problemler yaşamıyorsunuz.

Psikolojik boyutta da dediğim gibi aslında bizi zorlayan kısım bu, cidden hayatınızdan ödün vererek ilgileniyoruz ama zaten açıkçası bu alanı seven yapabiliyor. Bir yerden sonra mesleğin başındaki avukatlar eğer bu alanı sevmiyorsa vazgeçebiliyor başka bir alana yönelebilme açığını bulur bulmaz ya da başka bir davalara yöneldiği an bir daha dosya almıyor boşanma davası olarak. Ayrıca boşanma davalarının bir zorluğu da mesela terk görünen olay terk olmayabilir.

Terkten dava açmak çok zordur mesela bu tarz hatalara sebebiyet verecek biraz teknik bir alandır. Dilekçeler teatisi çok uzun sürer sabır gerektiren meseledir ve müvekkilinize bunu da aktarmanız gerekiyor. Müvekkil zannediyor ki mesela 5 ay sonra boşanacağını zannediyor dava açarak ama bazen öyle sebepler vardır ki o dava 2-3 yıl sürmesi gerekir. Bu konuda illaki meslektaşlarımız ve benim de sıkıntım oluyor.

11-) Avukatlık mesleğinin avantajları ve dezavantajları size göre nelerdir? Hukuk fakültesinde okuyan öğrencilere meslekle ilgili ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

Açıkçası dezavantajları maalesef bu konuda şöyle demek gerekiyor aslında, meslektaşlarımız çok fazla. Bu konu biraz avukatlık mesleği için sıkıntılı ama tabii bir meslektaşımız kendini bir alanda geliştirmek istediğinde bunu gerek eğitim yoluyla gerek çevresel faktörler ve başka faktörlerle beraber o mesleğini icra edebilir. Şöyle bir durum vardır koşturursanız illaki meslekte eninde sonunda kazanacaksınız hani o sayılarla belirleyici bir şey değildir. Bu sayıların fazla olmadı sizin daha geç kazanmanıza neden olur çünkü bizim avukatlık mesleğimizdeki avukat sayımızın fazla olmasının şöyle bir sıkıntısı oluyor CMK mesela daha az gelmiş oluyor veya küçük şehre gittiğinizde ben Ankara’da avukatlık yapıyorum CMK tabii meslektaşlarımızın fazla olması nedeniyle az geliyor küçük şehirlerde daha fazla geliyor.

Bunun arasında böyle bir fark olabiliyor bu dezavantajdır ama avukatlık mesleğindeki avantajlara geçecek olursak da bu avantajlar kendi işinizi yapma imkânımız var tabii hiçbir kaybım olmasın kazanç kaybı olmasın derseniz de birinin yanında çalışma imkânınız var. Hukuk okuyanın avantajıdır bu hukuk okuyan insan bir işletmenin okuduğu alanlarda girebilir veya bir uluslararası ilişkilerin okuduğu alanlara da girebilir. Böyle birçok toplum biliminin olduğu kamu yönetimi olsun diğer bölümler olsun o toplum bilimlerinin bölümlerini okuyan insanların bölümüne zaten Hukuk Fakültesi’nden mezun olan bir insan girebilir.

Böyle mesleki boyutta önü açık bir alan. Hukukçu ve hukuk okumaya devam eden arkadaşlarımızın böyle bir avantajının olduğunu bilincinde olması gerekiyor. Hukuk okuyunca üç tane meslekten başka bir meslek yapma gibi bir imkânımız yok bizim. Avukatlık, hâkimlik, savcılık veya noterlik gibi bir durum yok. Dediğim gibi başka bir şirkette CEO’luğa kadar gidebiliyorsunuz, KAMU da başka alanlara girebiliyorsunuz, diliniz varsa diplomat olabiliyorsunuz. Bu tarz imkânları çok yüksek bunun farkında olmaları gerekiyor öncelikle ama Hukuk dönemi boyunca da hiçbir zaman okul devam ederken şunu yapmamaları gerekiyor bir şeyler öğrenmek için çalışılmalı ve öğrenirken de sıkça yargı kararı okumaları da gerekiyor.

Çünkü diğer özellikle bizim okuduğumuz dönemlerde de olan bir sıkıntı diğer okullardan da arkadaşlarımdan duyduğum bir sıkıntı bu maalesef ezberleyerek de olabilecek bir iş değil bu bilgilerinde kalıcı olması gerekiyor ve yargı kararları açıkçası bizim mesleğimizde belirleyici faktörlerdir. Biz her dilekçemizde bir yargı kararını illa ki gerekçe olarak göstererek koyuyoruz. Yargı kararları çok önemli özellikle güncel yargı kararlarını takip etmelerini öneririm ve bu avukatlık mesleğinin zevkli tarafı aslında yeni çıkan bir kararı çok çabuk herkesten önce öğrenip bu alanda araştırma yaparak farklı yönlerini de öğrenebiliyorsunuz. Bu konu da diyeceklerim bu kadar.

ALİCAN: Verdiğiniz bütün cevaplar için roportajver.com ailesi adına tekrar teşekkür ediyorum. Umarım takipçimiz olan bütün hukukçu arkadaşlarımıza faydalı olabilmişizdir. Avukatlık mesleğinizde başarılar dileriz.

BERK: Çok teşekkür ederim.

YAZIYI PAYLAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir